Hangi Bölgeler Gerçekten Değerlenir, Hangileri Sadece Reklamdır?
- Remax Ayhan Aslan
- 6 Mar
- 1 dakikada okunur
Her emlak ilanında karşınıza çıkan o üç kelime vardır: gelişmekte olan bölge — ve bu üç kelime, yatırımcıların en çok aldatıldığı, en çok hayal kırıklığı yaşadığı vaadin özlü bir özetidir. Gerçekten değer kazanan bölgeler ile yıllarca aynı yerde sayan bölgeler arasındaki fark, reklamın büyüklüğüyle değil, somut ve belgelenebilir gelişme göstergeleriyle ölçülür. Gerçek anlamda değerlenen bir bölgede şu göstergeler bir arada bulunur: onaylanmış ve inşaata başlanmış altyapı yatırımları, açıklanan ve bütçelenmiş ulaşım projeleri, artan nüfus yoğunluğu ve konut talebi, bölgeye giren zincir market ve banka şubesi gibi kurumsal yatırımlar ve yükselmeye başlayan kira getirileri. Bu göstergelerden hiçbiri yoksa yalnızca söylem vardır. Satıcının ya da ilanın söylediği gelişmekte olan bölge ifadesinin arkasında şu sorular sorulmalıdır: Hangi proje, hangi kurumun kararıyla, hangi bütçeyle ve ne zaman hayata geçiyor? Bu soruların yanıtı belgede değil de kulaktan kulağa aktarılan bir bilgide duruyorsa o bölgenin gelişimi henüz bir beklentiden ibarettir. Beklenti üzerine kurulan yatırım ise çoğu zaman beklentinin gerçekleşmesini değil, beklentinin satılmasını finanse eder. Değerlenen bölgeyi bulmak için doğru soruyu sormak gerekir; doğru soru ise ilanda değil, belediye imar planında ve yatırım programlarında gizlidir.






Yorumlar