"Hemen Satayım" Paniği Ev Sahiplerini Nasıl Zarara Uğratıyor?
- Remax Ayhan Aslan
- 12 Mar
- 1 dakikada okunur
Hemen satayım paniği, gayrimenkul satışında en hızlı ve en sessiz değer yıkıcısıdır; çünkü bu panik fiyatı değil, fiyat belirleme sürecini devre dışı bırakır ve satıcıyı piyasanın değil aceleciliğin koşullarında bir anlaşmaya iter. Panik satışının birinci zararı fiyat tabanını peşinen düşürmektir. Acele ettiğini hisseden ya da hissettiren satıcı, ilk ciddi teklife olduğundan daha kolay evet der. Alıcılar deneyimlidir; satıcının psikolojisini okurlar ve acelecilik kokarsa tekliflerini buna göre kalibre ederler. Düşük bir ilk teklif, müzakereyi de o düşük noktadan başlatır ve nihai bedeli aşağı çeker. İkinci zarar hazırlıksız piyasaya çıkmaktır. Aceleyle hazırlanan ilan fotoğrafları, eksik belgeler ve sahnelenmemiş mülk; alıcının gözünde mülkü olduğundan daha az değerli gösterir. İlk izlenim dijitalde oluşur ve bu izlenimi düzeltmek için ikinci bir şans çoğu zaman gelmez. Üçüncü zarar ise müzakereyi duygusal yönetmektir. Panik içindeki satıcı, teklifi soğukkanlılıkla değerlendirmek yerine hızla kabul etme eğilimi gösterir; pazarlık alanını kullanmadan masadan kalkar. Bu aceleciliğin bedeli çoğu zaman piyasa değerinin yüzde beş ile on beş altında bir satış fiyatıdır. Aciliyeti yönetmenin yolu ise hazırlığı hızlandırmak, satışı aceleye getirmemektir. Birkaç günlük doğru hazırlık — belgeler, fotoğraflar, fiyat analizi — panik satışın yarattığı değer kaybının çok üzerinde bir getiri sağlar. Hız ile panik arasındaki fark, planla hareket etmek ile korkuyla hareket etmek arasındaki farktır.






Yorumlar