Tapuda Satış Bedelini Düşük Göstermenin Gelecekteki Ağır Maliyeti
- Remax Ayhan Aslan
- 6 Mar
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 16 Mar
Tapuda düşük bedel göstermek, Türkiye'de gayrimenkul alım satımında hâlâ yaygın biçimde uygulanan bir yöntemdir; kısa vadede vergi tasarrufu gibi görünen bu tercih, uzun vadede hem alıcıyı hem satıcıyı beklenmedik ve çoğu zaman geri dönüşü olmayan maliyetlere sürükler. Satıcı açısından zarar şuradan başlar: ileride bu mülkü sattığınızda değer artış kazancı vergisi, gerçek satış bedeli ile tapudaki alış bedeli arasındaki fark üzerinden hesaplanır. Tapuda düşük gösterilen alış bedeli, gelecekteki satışta vergi matrahını şişirir ve ödenmesi gereken vergiyi dramatik biçimde artırır. Kısaca bugün kaçtığınız vergiyi ileride katbekat ödersiniz. Alıcı açısından ise risk çok daha derindir. Tapu iptali ya da hukuki bir itiraz durumunda mahkeme, tapuda yazan bedeli esas alır; gerçek ödediğiniz bedeli ispat edemezseniz aradaki farkı geri alamazsınız. Üstelik tapuda düşük gösterilen bedel üzerinden hesaplanan tapu harcı, vergi incelemesinde eksik ödeme olarak tescil edilirse her iki taraf da cezai yaptırımla karşılaşabilir. Vergi idaresi son yıllarda gayrimenkul satışlarını piyasa değerleri üzerinden inceleme kapsamına almakta ve emsal bedelinin altındaki işlemleri otomatik olarak sorgulamaktadır. Tapuda düşük bedel göstermek, bugün küçük bir tasarruf gibi görünür; ama o tasarrufun faturası, en beklenmedik anda ve en ağır biçimde karşınıza çıkabilir.






Yorumlar