Gayrimenkul Alırken Hangisi Kazanır?
Gayrimenkul piyasasında bir mülk satın alırken kendinize sormanız gereken ilk soru şudur: "Ben bu kapıyı kendim için mi, yoksa gelecekteki kazancım için mi açıyorum?" Bu iki amaç, taban tabana zıt stratejiler gerektirir. Oturumluk mülk alıyorsanız, duygular ve konfor ön plandadır. Mutfağın genişliği, balkonun manzarası, komşuluk ilişkileri ve mülkün size hissettirdiği "ev" duygusu kararınızı etkiler. Burada önemli olan, mülkün mevcut yaşam standartlarınıza ne kadar hitap ettiğidir. Ancak mülkün yaşını ve brüt metrekaresini göz ardı etmemek, ileride taşınmak istediğinizde mülkünüzün likiditesini korumanıza yardımcı olur. Yatırımlık mülk alıyorsanız, duyguları bir kenara bırakıp rakamlara odaklanmalısınız. Yatırımcının önceliği "kira çarpanı" ve "değer artış potansiyeli"dir. Gelişmekte olan bölgeler, ulaşım akslarına yakınlık ve kurumsal kiracı çekme potansiyeli bu stratejinin temel taşlarıdır. Yatırımlık bir mülkte sizin o evde yaşayıp yaşamayacağınızın bir önemi yoktur; önemli olan, bölgedeki emsal artış hızının enflasyon ve faiz oranları üzerindeki performansıdır. Stratejiniz ne olursa olsun, piyasa gerçeklerinden kopmamak gerekir. Yanlış lokasyonda "çok konforlu" bir ev almak duygusal olarak tatmin edici olsa da, finansal olarak kayıp yaşatabilir. Aynı şekilde, sadece kira getirisine odaklanıp teknik sorunları olan çok eski bir binaya yatırım yapmak, uzun vadede tadilat masrafları nedeniyle kârınızı eritebilir. En doğru strateji, piyasa verilerini ve mülkün gerçek değerini analiz eden uzman bir bakış açısıyla hareket etmektir. Ayhan Aslan 0 535 831 6438
