Gayrimenkul"de Fırsat mı,
Yoksa Fiyat Balonu mu?
Ekonomi yönetimlerinin faiz indirim döngüsüne girmesi, gayrimenkul piyasasında her zaman en güçlü katalizör olmuştur. Kredi maliyetlerinin düşmesiyle birlikte ertelenmiş talebin piyasaya hücum etmesi, işlem hacimlerini yukarı taşırken beraberinde kritik bir soruyu getirir: Doğru zamanda, doğru fiyatla mı alıyoruz?
Faiz oranlarındaki düşüş, alıcıların taksit gücünü artırarak talebi canlandırır. Ancak bu dönemlerde mülk sahiplerinin "psikolojik fiyatlama" yaparak piyasanın üzerinde rakamlar talep etmesi sıkça rastlanan bir durumdur. Stratejik bir yatırımcı için faiz oranı kadar önemli olan şey, mülkün temel değeridir. Talep artışının yaşandığı bu dönemlerde yanıltıcı fiyatlamalardan korunmanın en güvenli yolu, mülkü aynı yaş grubundaki benzer yapılarla kıyaslamaktır. Yeni bir projenin lansman fiyatı, 20 yıllık bir bina için fiyat referansı olmamalıdır.
Hesaplamalarınızı her zaman brüt metrekare birim fiyatları üzerinden yaparak, bölge ortalamasıyla mülkün teklif fiyatı arasındaki makası net bir şekilde görmelisiniz. Faiz indirimi dönemlerinde sermayeyi koruyan şey düşük faizli kredi değil, mülkü doğru emsallerle ve brüt alan doğruluğuyla "giriş fiyatından" alabilmektir. Unutmayın, kredi maliyeti zamanla refinanse edilebilir; ancak yanlış (yüksek) fiyattan alınan bir mülkün maliyeti yatırımınızın üzerine bir yük olarak kalmaya devam eder. Piyasanın hareketlendiği bu dönemde veriye dayalı analiz, duygusal kararların her zaman önündedir. Ayhan Aslan 0 535 831 6438
